/ hasta hikayeleri

Halil Emeç’in hikayesi:

Mesleği matbaacılık olan Urfalı Halil Emeç, 3 kardeşten en küçüğü olarak İstanbul da yaşamakta ve ailesini geçindirmektedir. 2010 yılında bileğinde başlayan şişmeyi; hem doktor korkusu hem de işinden izin almak zorunda kalmamak için kontrol ettirmediğinden, bileği günden güne şişen Halil, artık çok zor çalışabilmekteydi. Patronları, durumun farkına varmasın diye bol giysiler giyerek bir müddet durumunu saklayabilse de şişen bileği artık elini kullanamaz hale getirince iş yerinde durumun farkına varırlar ve işini kaybetmekle yüz yüze kalır. Çaresiz kalan Halil Emeç; konusunda uzman birden fazla hastane ve doktora gitse de hepsinden aynı cevabı alır. Bileğinde tümör vardır, iyi huyludur fakat alınması tehlikeli olacağından doktorlar ya elini ya kolunu tamamiyle kesilmesinden ya da hiç müdahale edilmemesinden yöne görüş bildirince Halil in tüm yaşam ümidi kırılır. Hem işini hem de kolunu kaybedecek olması tüm gelecek planlarını bir anda yok eder.
Tavsiye üzerine son bir çare olarak Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın’ a muayene olana kadar hayatı kabusa dönen Halil e bir umut ışığı yanar. Dr. Karaaltın bu ameliyatı yapmayı kabul eder.
Çok uzun süren bir ameliyattan sonra, hastanın eli vücudundan ayrılarak tümör tamamiyle temizlenmiş ve akabinde el tekrar yerine geri takılmıştır. Bu meşakkatli ameliyat Dr. Karaaltın ve ekibi tarafından yapıldıktan sonra hasta kendi ağızından şu mesajı paylaşmak istedi:

Sadece elim ve kolum kesilmekten kurtulmadı, geleceğim tüm hayatım kurtuldu. Canım hocama ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi ve minnetlerimi sunarım.

Halil Emeç

“Ben 25 yaşında hayatla ilgili tüm ümidini kaybetmiş bir gençtim. Evliydim ve işimi kaybedeceğim için hem eşime destek olamayacağım hem de sağlık durumumdan dolayı tekrar iş bulamayacağım için büyük karamsarlık yaşıyordum. Çocuğum, sorumluluklarım ve sağlık durumum bir karabasan gibi üstüme çökmüştü. İş yerinde bana her türlü mobbingi uyguluyorlardı işi bırakmam için. Yolum Mehmet hocam ile kesiştiğinde o bana öyle bir ümit ve yaşam sevinci verdi ki bunu kelimelerle ifade etmem mümkün değil. Ameliyatım 15 saat sürdü. Ameliyattan uyandığım ilk an koluma baktım. Yerinde duruyordu. Kurtarmışlardı. O anki mutluluğumu ifade edebilecek doğru kelimeyi bulamam. 3 Hafta sonra kontrol için röntgene gittim. O sırada orta parmağımı kıpırdatabildiğimi gördüğümde mutluluktan ağladım. Bacağımdan damar ve deri alıp kolumda tümörün çıkarıldığı yeri kapattılar. Şuan hayatıma bunlar başıma hiç gelmemişçesine sağlıklı devam ediyorum. Değişen ne mi oldu, bu esnada işimi kaybettim fakat tekrar sağlığıma kavuşunca ufak ufak kendi işimi yapmaya başladım ve şimdi güzel bir evim, kendime ait işim ve aileme özellikle küçük meleği kızıma sunabileceğim bir gelecek var.
Ameliyattan sonra hayata bakış açım değişti. Kendimi başka hastaların yardımına adadım. Lösemili çocuklar için gönüllü çalışıyorum. Çünkü Mehmet hocam bana, bir insanın dokunuşu ile başka bir insanın hayatının nasıl değişebileceğini gösterdi.
Sadece elim ve kolum kesilmekten kurtulmadı, geleceğim tüm hayatım kurtuldu. Canım hocama ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi ve minnetlerimi sunarım.”