/ hasta hikayeleri

Yaşar Süleyman -Lenfödem-

8 kardeşin ortancası olan Yaşar Süleyman, Irak Musul’da doğmuş ve öğrenci olarak ailesi ile yaşarken, ülkesindeki savaş sebebiyle 2014 ‘ün sonunda Türkiye’ ye kaçmak zorunda kalmış bir savaş mağdurudur. DAEŞ ülkesini yaşanmaz hale getirmişti. Yakaladıkları öğrencileri ya öldürüyorlar, ya da kendi aralarına zorla alıyorlardı. Yaşar gibi 15 yaş ve yukarısı gençler büyük tehdit altındaydı. Yaşar, 1800 öğrencinin bir günde öldürüldüğüne şahit oldu. Türkiye’ ye kaçarken hem yeni bir hayata kavuşacağını hem de 4 yaşından beri çektiği sağlık sorununa çözüm bulacağını bilmiyordu.

Yaşar Süleyman’ın sözleri ile;

O benim hayatımı değiştirdi ve bana yaşama dair ikinci bir şans verdi. Türkçem müteşekkirliğimi anlatmaya yetmiyor.

Yaşar Süleyman

“Maalesef 4 yaşında, halk arasında fil hastalığı olarak bilinen ve sıklıkla bacak veya kollarda görülen, vücutta ödem ile kendini gösteren hastalığa yakalanmıştım. Lenf yolu damarlarımın tıkanmasından dolayı memleketimde gitmediğim doktor kalmamıştı. Bacaklarım, ayaklarım en az 3 misli şişti ve her geçen gün daha da kötüleşiyordu yavaş yavaş. Doktorlar ne olduğunu bilmiyorlar ve bu yüzden de tedavi edemiyorlardı. Sonuçta bana kesinlikle hastalığının tedavisi yok dediler. Hastalığımın ne olduğunu hatta adını bile Türkiye’ye gelince öğrendim.

Ülkemde DAEŞ’in yaşattığı terör sebebiyle Suriye üzerinden Türkiye’ye geldiğimde değişen sadece hayat şartlarım olmadı en büyük sağlık sorunuma da çare bulabilme şansını yakaladım.

İstanbul’da hastane yatağı üreten bir firmada çalışıyordum. Sağlık problemimden dolayı işimi kaybetmekle karşı karşıyaydım. Orada tanıştığım arkadaşlar bana rahatsızlığım ile ilgili doktor araştırmaya başladılar. Kıyafetlere sığamıyorum ve şişen bacakları yüzünden yürümede, normal yaşamımı sürdürmede ve her hareketimde sorun yaşıyordum. Bacaklarım gerçekten de bir fil bacağı gibiydi. Arkadaşlarım yaptıkları araştırmalar sonucunda Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın hocama ulaştılar. Kendisi ile tanışıp hikayemi anlattıktan sonra derhal ameliyatımı yapmayı kabul etti. O anki mutluluğumu anlatabilecek sözcük bulamıyorum.

12 Nisan 2017 tarihinde ameliyatım gerçekleşti. Eskiden çok zor yürüyordum, giyinemiyordum, is bulmada zorluk çekiyordum ve depresyondaydım. Dr. Karaaltın bana daha evvel yaşamadığım bir hayatı hediye etti. Benim hiçbir maddi gücüm yoktu. Dr. Karaaltın, hiç para gözetmeksizin ameliyatımı üstlendi. Onu unutmam mümkün değil.

O benim hayatımı değiştirdi ve bana yaşama dair ikinci bir şans verdi. Eğer tedavi olmasaydım hastalığım daha da ilerleyecek ve yataktan bile kalkamayacak seviyeye gelecektim.

Türkçem müteşekkirliğimi anlatmaya yetmiyor. Onun yakınlığı ağabeyliği ve doktorluğu benim için en büyük şans oldu. O ve rüya ekibinden Allah razı olsun. Onun sihirli ellerini, kocaman yüreğini sevgi ve saygıyla öpüyorum.